anasayfa | blog hakkında | yazarlar



Postmodern Girl Regina


İlk olarak Regina Spektor adını Strokesun öldüren bside'ı Modern Girls And Old Fashioned Man'de duydum haliyle. Daha sonraları ise Strokesun kendisini turneye dahil etmesi, uzunca bir süre strokesla turlaması hatta Julian Casablancasla "yakın"laşmasıyla sıkça dergilerde göründü. Tabii beni asıl alakadar eden şu son olay olduğundan kendisi hemencecik antipatimi kazandı. Zaten oldum olası singer-songwriter kişilikleri hazetmeyen bünyem bir tane daha piyanosunun başına geçip sızlanan, salak saçma şeyler anlatan fiona apple, cat power, tori amos-a-like duymak istemiyordu.(sev-mi-yo-rum işte napalım) Ancak Regina kızımızın "soviet kitsch" lpsini alana kadar bu saçma önyargım sürdü pek tabii ki de. Bu albumu dinledikten sonra hiç de diğer anti-folkçular gibi "naapsam da ilginç şarkı sözleri yazsam, ne kadar manik-depresif bir halet-i ruhiyem olduğunu ispat etsem" kaygısı taşımadan çok samimi ve zekice icra edilmiş bir müzik yaptığını anladım. 9 yaşına kadar Rusya'da yaşadıktan sonra New York'a gelmiş Regina. Albumun abuk isminin nedeni bu olsa gerek.(illa biyerden kötülemem lazım kadını julianı götürdü ne de olsa) Ode To Divorce'la başlıyor album. Kalp atışı sesiyle. Gerçekten de çok insancıl şarkılar barındırdığı için mazur görüyorum ben de bunu. Bu şarkı ve Ghost of Corporate Future'ın garip karakterleri ince bir mizahla ilişkilerdeki belirsizlikleri anlatan eğlenceli şarkılar. "Carbon Monoxide" de gene regina'nın sakin piyano melodisyle devam eden ancak sözlerin tam "quirky"liğin hakkını verdiği bir şarkı. "As I walkawalkawalkawalkawalk" derken kesintisiz bir yüz kere walk diyor kendisi. Bir Wes Anderson filminin soundtrackinde çıkabilir karşınıza. "Us" ise en vurucu, bitirici şarkı..tam regina spektor karakteristiğini taşıyor, sanki sonbaharda kuru yaprakların üstünde yürürken dinlenmesi gerekiyormuş gibi bi havası var. "Chemo Limo" ise kanser olan bir kadın hakkında. Ama dikkat kadının kanserden ölümü hakkında değil, kanseriyle yaşaması üzerine bir şarkı. Spektor şarkılarında bir sürü detay veriyor ama hiç bir zaman bunu günlük tadında, ya da sıkıcı bir şekilde yapmıyor. New Yorklu olmasına bağlıyorum ben bunu da. "Flowers"ın Yahudi Ruslardan reginanın eğitimin kadar uzanan değişik hikayesinin ardından gelen "Sailor Song"da bir anda kendisi "Marianne's a bitch" diye bağırıyor. "Poor Little Rich Boy" da naif, çocuksu piyano melodilerinin götürdüğü bir şarkı. Yani belki ilk dinleyişte alışamaz bazıları ama eğer diğer singer-songwriter karılarla aynı kefeye konulacaksa kesinlikle en iyisi Regina Spektor. Hatta konulmamalı bence. Çünkü onlardan çok daha mizahi, eğlenceli ve yetenekli biri. Strokes onayı da var. Son albumu "Mary Ann Meets The Gravediggers"ı daha dinleyemedim. Umarım o da Soviet Kitsch gibidir. Birde 11-11 adlı başka bir lpsi varmış hatta debutsüymüş bu kızımızın onu da ele geçirme çalışmalarına başladım. Saygılar, sevgiler..

Posted by ________ 15:52

3 Comments:

  1. HIRT said...
    çok çok severim kendisini. us öldürür hakkaten. bu kadının sesi ara sıra bana björkü çağrıştırıyo. yeni albüm de güzelmiş. öyle duydum... umarım uğrar buralara.
    HIRT said...
    modern girls and old fashioned men ayrı bir olay tabi...
    miette said...
    eleven eleven'ı kesinlikle bulmalısın, o da pek leziz, özellikle love affair isimli açılış parçası. bir de songs adında bir albümü var sanırım, orda da samson süper bir parça, tavsiye ederim.

Post a Comment